Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Kararlı

Kore Dostluk Derneği tarafından “füze krizine” ilişkin 9 Temmuz’da yayınlanan bildiri:
---------------------------------------------------------------
Füzeler Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin egemenliğinin kalkanıdır.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin yenilmez halk ordusu, Temmuz 2006’da bir dizi Rodong ve Taepodong füzesini fırlatmıştır. Bunun iki amacı vardır:
1- Kore’nin askeri gücünü ve ABD emperyalizmi karşısında silah teknolojisinin bilimsel gelişimini göstermek.
2- Askeri teçhizatları geniş çaplı bir tatbikatla denemek.
Kore yarımadasındaki geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki durum ABD birliklerinin artan baskısı ve bölgedeki varlığı nedeniyle giderek kötüleşmiştir. ABD’nin Kore Savaşını hala sürdürdüğünü ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti tarafından getirilen barış önerilerini sürekli reddettiğini hatırlamalıyız. Üstelik George Bush, Kore Demokratik Halk Cumhuriyetini sözde şer eksenine dahil etmiş, onu bir haydut devlet olarak nitelemiş ve önleyici bir nükleer saldırının muhtemel hedefi olarak göstermişti. Ülkenin büyük saygı duyduğu liderlerine sürekli hakaretler yağdırdıklarını da unutmamalıyız.
Rodong füzeleri küresel füze kalkanını etkisiz kılacak çok-savaşbaşlıklı güçlü silahlardır. ABD füze kalkanı projesini tamamlasa bile Rodong teknolojisi her türlü savunmayı aşacak kapasitede olduğu için bu projenin bir anlamı kalmayacaktır.
Rodong birbirinden bağımsız üç savaş başlığına bölünme, Patriot türü füzelerin atıldığı süssü vurabilme yeteneğine sahip bir füzedir. Taepodong ise mükemmelleştirilmiş gelişiminin üçüncü aşamasındadır ve ABD’nin herhangi bir bölgesini vurabilir. Son fırlatmada ise füze uzaktan kumandayla imha edildi çünkü amaç saldırı değil, savunma ve caydırıcılıktı.
ABD güçlerinin çok reklamı yapılan hava üstünlüğü ise Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti gibi büyük yer altı savunma kapasitesine sahip bir ülkeye karşı etkisiz kalacaktır. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin tüm toprakları büyük bir istihkam alanıdır; her tünel ve her dağ önce-ordu politikasının özünü yansıtır. Ayrıca Kore Demokratik Halk Cumhuryeti’ne yapılacak tek bir saldırı diğer ulusları içine alan bir zincirleme etki yapacak, bunun sonunda yeni bir Dünya Savaşı çıkacaktır.
Sürekli olarak dünya hâkimiyeti macerasını sürdüren ABD’yle işbirliği yapacak olan Japonya gibi ülkeler ise kendi sonlarını hazırlayacaktır. Japonya ABD’nin kucağına oturan köpek rolünü oynaması karşılığında Asya’nın bir kısmına sahip olma rüyaları görmektedir. Ama Japonya o boş retoriğini eyleme dönüştürüp Kore’den bir santim toprak bile almaya kalkacak olursa ani bir sona hazır olmalıdır.
ABD Kongresi’nin sponsorluk ettiği pek çok medya kuruluşu gerçekleri çarpıtmakta ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyetini tehlikeli bir komşu gibi gösterme çalışmaktadır. Bu, Beyaz Saray ikiyüzlülüğüne yakışan bir politikadır. Fransa, Murora’da nükleer silahlarını 115 defa test ederken, ABD tarihinde 1000’den çok nükleer test yapmışken başkalarını suçlu gibi göstermeye cesaret edebilmektedirler. ABD’nin KENDİ yer altı nükleer testlerini Alaska bölgesinde gerçekleştirirken bu bölgenin vurulmasından endişe etmesi ironik bir durumdur. ABD vatandaşları uydurma bir dış tehdit arayacaklarına kendi çılgın hükümetleri tarafından gerçekleştirilen eylemlerden endişe duymaları daha yerinde olacaktır.
Egemen ulusları işgal eden, onların iç işlerine karışan ABD dünyada barışı tehdit eden yegâne ülkedir. Bu ülke halen Irak ve Afganistan’da iki savaşı birden yürütmekte İran’a karşı üçüncü bir savaşa hazırlanmaktadır. Küstahlıkta ve açgözlülükte sınır tanımamaktadırlar. Ama tam da bu tutumları nedeniyle gerçeklerden daha da uzaklaşacaklar ve dünyanın nefretini üzerlerine çekeceklerdir.
Halkını, topraklarını ve geleceğini korumak bir ülkenin hakkıdır. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti savunma mekanizmalarını geliştirmeye, Songun politikasının[1] gereklerini yerine getirmeye, Juche’nin[2] zaferini sağlamaya ve yabancı müdahalesi olmadan Kore’yi birleştirme çabalarına devam edecektir. Pyongyang askeri gelişimini ancak ABD’nin işgalci güçlerini Kore’den çekmesi, bir barış anlaşmasına imza atması ve Kore Demokratek Halk Cumhuriyetini egemen bir devlet olarak kabul etmesi durumunda yavaşlatabilir. Başka deyişle top (1953 yılından beri olduğu gibi) yine ABD”nin elindedir.
Yazan: Alejandro Cao de Benos, Kore Dostluk Derneği Başkanı
--------------------------
[1]Songun politikası: Silahların ve ordunun savaş kapasitesinin geliştirilmesine yönelik politika.
[2]Juche: Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin ilk lideri Kim İl Sung tarafından geliştirilen “kendi gücüne dayanarak ilerlemeyi” içeren bir düşünce sistemi.

<< Home