"Kara-Yüzler"imiz

Son yıllarda sivil ve askeri faşist örgütlenmelerin büyük bir enflasyonuyla karşı karşıyayız. Bazıları kafatasçılıkta MHP'yle, bazıları ise şeriatçı gericilikte Hizbullah'la yarışan bu faşizm heveslisi gruplar, polis devletinin tam desteği ve sözde "legalizm" koruması altında, sürekli olarak demokrasi güçlerine ve emekçi halklara karşı provokasyonlar, linç tertipleri, katlimlar örgütlemenin hesabı içindedir. İdeolojilerini şovenist hareket içindeki özel işlevlerine göre "ulusalcılık", "milliyetçilik", "kızıl elmacılık" ya da "avrasyacılık" gibi terimlerle tanımlayan bu grupları, bizim "Kara-Yüzler"imiz olarak adlandırmak mümkündür.
"Kara-Yüzler" terimi, Çarlık Rusyası'nda 1905 devriminin otokraside yarattığı dehşete tepki olarak bir araya getirilen irili ufaklı çok sayıda aşırı sağcı-gerici grubun ortak hareketini anlatmak için kullanılıyordu. Rus işçi hareketi içinde yalnızca Bolşevikler, Kara-Yüzler'in faşizmiyle mücadelenin, burjuva parlamentarizmi ve liberalizmiyle mücadeleyle kopmaz birliğini doğru kavrayıp uyguladıkları içindir ki, faşizmle burjuva parlamentarizminin aldatıcı "işbölümü"nün, proletaryayı iktidar perspektifinden uzaklaştırmasını engellemeyi başardılar. Rus sosyalizminin diğer öğeleri ise çoğu zaman faşist-gerici saldırganlık ve provokasyonların etkisinde kalarak kurtarıcı rolüne soyunan burjuva liberalizmi ve parlamentarizminin kuyruğuna takılmaktan kurtulamadılar. Son dönemde çok yönlü ve çok boyutlu olarak artan faşist-gerici provokasyonların Türkiye sosyalist hareketinin bir bölümünde de benzer bir sapmaya yol açtığı görülmektedir. Sözkonusu eylemlerin sorumlularının kararlılıkla üstüne gideceğini haykırırken, fiiliyata gelince hiçbir şey yapamayan ve yapmak istemeyen, hatta bununla da kalmayıp "kadın-çocuk gözetmeden vur" emri verebilen "ılımlı-liberal" gericiliği, sürecin "asıl hedefi ve mağduru" olarak görme ve gösterme eğilimleri, dinci gericilikle ülkücü faşizmi arasında, halk düşmanlığı bakımından -tarihin deslerini hiçe sayan- zorlama bir ayrıma gitme çabaları ya da sosyalist iddialı partilerin "hükümete yapılabilecek haksızlıklardan kaygı duyduklarını" açıklamaları, bütün bunlar liberalizm kuyrukçuluğu sapmasının öncü belirteliri olmuştur. Sosyalist solda sınıf bilincini derinleştirecek yerde körelten liberalizm kuyrukçuluğunun yarattığı bu kafakarışıklığını dağıtmak için kararlı bir mücadele vermeksizin, sınıflar savaşımının şiddetleneceği önümüzdeki dönemin görevlerinin altından kalkmak mümkün olmayacaktır.
Aşağıda Rus Kara-Yüzler'iyle ilgili asgari ansiklopedik bilgiyi ve özellikle son olaylarda adları öne çıkan Türk Kara-Yüzler'inin bir listesini yayınlıyoruz; benzerlik gözlerden kaçmayacaktır. Ayrıca Lenin'in Kara-Yüzler faşizmiyle mücadeleyi proletaryanın iktidar mücadelesi içindeki doğru yerine oturtan iki makalesini okurun dikkatine sunuyoruz.
Rusya'da yüzyıl başında Kara-Yüzler (asgari bilgi)
*Kara Yüzler: Rusça: Çernosotentsi.
Rusya'da 1905 Devrimi sırasında ve ertesinde kurulan gerici ve Yahudi düşmanı gruplar. Bu gruplardan en önemlileri; Rus Halkının Birliği, Başmelek Mihail Birliği ve Birleşik Soylular Konseyi'ydi. Hükümetten gayri resmi destek gören Kara Yüzler'in çoğunluğunu Ortodoks Kilisesi'ni, otokrasiyi ve Rus milliyetçiliğini destekleyen toprak ağaları, zengin köylüler, bürokratlar, tüccarlar, polis memurları ve papazlar oluşturuyordu. 1906-1914 arasında özellikle etkin olan Kara Yüzler, çeşitli devrimci gruplara karşı saldırılar ve Yahudiler'e karşı pogromlar düzenlediler.
(*Ana Britanica Ansiklopedisi)
*“Kara-Yüzler” (Rusça “çernosotentsi” ya da “çernaya sotnia”) 20. yüzyılın başında Rusya’da, gerici topluluklardan oluşan bir örgüttür; bu örgüt şovenizme dayanarak ve Çarlık rejiminin devlet aygıtının da desteğiyle sosyalist harekete karşı mücadele etmiş, otokrasiyi güçlendirmeye çalışmıştır. Örgüt, “Kutsal Birlik” ve Petersburg’da faaliyet gösteren “Rus Topluluğu” gibi örgütlerin 1900 yılında birleşmesiyle ve bu gruplara gizli servis, bürokrasi, Kilise mensupları ve toprak sahiplerinin en gerici öğelerinin katılımıyla oluşmuştur. 1905 devriminin başlamasıyla sınıf mücadelesinin şiddetlenmesinin bir sonucu olarak: Petersburg’da “Rus Halkının Birliği”, Moskova’da “Rusların Birliği”, “Rus Monarşi Partisi”, “Devrime Karşı Etkin Mücadele Konseyi”, Odessa’da “İki Başlı Beyaz Kartal” gibi örgütler de kurulmuştur. Bu örgütler geniş bir toplumsal yelpazeye dayanıyordu: toprak sahipleri, Kilise temsilcileri, büyük ve küçük kent burjuvazisi, tüccarlar, zanaatçılar ve bilinçsiz işçiler ve sınıf düşmüşlerin oluşturduğu bir kesim. “Kara-Yüzler” örgütü “Birlemiş Soylular Konseyi”ne dahildi ve Otokrasi ile meclisin maddi ve manevi desteğine sahipti. Kara-Yüzler tipinde örgütlerin programları pek çok farklılık gösterse de bunların hepsi devrimci harekete karşı savaşta birleşiyorlardı. Kara Yüzler; Kiliselerde, mecliste, toplantılarda, seminerlerde propaganda yapmak, kitlesel gösteriler düzenlemek, Çar’a delegeler göndermek gibi eylemler gerçekleştiriyorlardı. Yaptıkları propaganda ile anti-semitizmi körüklüyor, monarşiyi övüyorlardı; bu propaganda, pogromlara [ırkçı katliamlar –ç.n.] ve devrimcilerle toplumun ilerici kesimlerine yönelik terörist eylemlere yol açtı. Kara-Yüzler, “Rus Bayrağı”, “Zemşina”, “Çan”, “Fırtına”, “Eski Ruslar” vb. dergilerin yanında “Moskova Haberleri”, “Vatandaş” gibi gazeteler de çıkarıyorlardı. Kara-Yüzler’in önde gelen isimleri arasında “A.I. Dubrovin”, “V.M. Purişkeviç”, “N. E. Markov”, avukat “P. F. Bulatsel”, papaz “I. I. Vostorgov, mühendis “A. İ. Trişatiy”, rahip “M. K.Shahovskoy” gibi isimler vardı. Kara-Yüzler, güçlerini birleştirmek için dört genel kongre topladılar; Ekim 1906’da tüm Kara-Yüzler bir araya toplayan “Birleşik Rus Halkı” adlı örgüt kuruldu. Bu örgüt 1905-1907 devriminden sonra dağılmış, Kara-Yüzler hareketi zayıflamış ve pek çok üyesini kaybetmiştir. Şubat 1917 Devrimi ile halen faaliyet gösteren Kara-Yüzler örgütleri resmen yasaklanmıştır. Bu örgütün üyeleri Ekim Devrimi’nden sonra da Sovyet yönetimine karşı savaşmıştır. “Kara-Yüzler” deyimi bu tarihten sonra aşırı gericiler ve sosyalizmin militan düşmanları için kullanılan bir deyim haline gelmiştir.
Daha fazla bilgi için: V. I. Lenin, “Siyasal Partilerin Sınıflandırılması Üzerine”, Bütün Eserleri, Cilt 14; aynı yerde, “Rusya’da Siyasal Partiler”; “Kara Yüzler Hakkında”, Bütün Eserleri Cilt 24; Levistski, “20. Yüzyılın Başında Rusya’da Siyasal Partiler”, 1914; “1917 yılı Geçici Hükümetin Yüksek Mahkeme Belgeleri Üzerine”, A. Çernovski, 1929.
(*Büyük Sovyet Ansiklopedisi)
*"Rus Halk Birliği", Ekim 1905'te, toplumun en geri unsurları arasından ve büyük burjuvazi, çiftlik sahipleri, bürokrasi ve de kü-çük-burjuvazi içinden gelen unsurlarla örgütlendi. Devrime karşı mücadeleyi esas görevi olarak gören Birlik, Yahudi katliamlarını (pogromlar) ve devrimcilerle liberallere karşı bireysel terörü bu mücadelenin esas yöntemi yaptı. Birlik'in faaliyeti, otokrasinin hükümet aygıtı içinde destek buldu. "Hakiki Ruslar "ın (gerici "yurtseverler" kendilerini böyle adlandırıyordu) 1906 ilkbaharındaki 4. Kongresi'nde Birlik, bütün monarşist örgütleri birleştirdi. Devrimin bastırılmasından sonra Birlik'in önemi azalmaya başladı. Küçük-burjuva unsurlardan, aynı zamanda lümpen proleter unsurlardan oluşan, esas olarak pogromlan gerçekleştirmekle görevli "Kara Yüzler" de "Hakiki Ruslar"ın bir yaratığıydı.
(*Lenin'in "Sosyalizm ve Anarşizm" makalesinin Almanca yayınına yayınevinin dipnotu, Türkçesi: İnter Yay., cilt 3, s. 533, çev: Saliha N. Kaya)
Türkiye'de günümüzde Kara-Yüzler
Polis Partisi: Türkiye'de mensuplarının büyük çoğunluğunun ırkçı ve şeriatçı ideolojilerin etkisinde olduğunu ilk okul çocuklarının bile bildiği polis teşkilatı en büyük adi ve siyasi suç örgütü niteliğini korumakta ve güçlendirmektedir. "Emniyet", "güvenlik güçleri" gibi sahtekar isimler alan Polis'in her gün işlediği suçları takip etmek için birkaç polis teşkilatı daha kurmak gerektiği size herhangi bir taksi şöförünün örneklerle kanıtlayabileceği bir gerçektir. Son olaylar Polis'in en üst kademelerine kadar Nurcu denilen gericilikle ne dereceye kadar içiçe geçmiş olduğunu ve böylece 28 Şubat'ın bu güçleri devletten tasfiye etmiş olma övüncünün de ne kadar boş olduğunu kanıtlamıştır.
VKGB (Vatansever Kuvvetler Güçbirliği)
Eski bir MHP'li ve iflas etmiş bir müteahhit olduğu belirtilen Tamer Ünal adlı bir yarı-kaçık faşist tarafından yönetilen bu şebekenin, Mersin'de yürüttüğü anti-Kürt kampanyayla kısa sürede 1 milyondan fazla üye kaydettiği iddia edilerek boyalı basında uzun süre reklamı yapılmıştır. Bu isimle kurulan derneğin bağışlar ve aidatlardan elde edilen gelirlerinden 1, 5 trilyonluk bir kısmını yöneticilerinin zimmetlerine geçirdikleri Mülkiye müfettişlerini raporlarına yansımıştır.
UBP (Ulusal Birlik Partisi)
Akın Birdal'a düzenlenen vahşi suikastın azmettiricisi olarak 4,5 yıl yatarak çıkan Semih Tufan Gülaltay bir faşist katil ve çek-senet mafyası liderinin başına geçirilmesiyle bu parti yeni bir faşist odak olarak örgütlenmeye çalışılıyor. Bu isim MİT üyesi Yavuz Ataç tarafından yönetilen TİT (Türk İntikam Tugayları) artıklarının şebekesiyle bağlantılıdır. Gülaltay hapisteyken son günlerin modasına uygun olarak bir de siyahlar hariç bütün insanların Türk olduğunu "kanıtlayan" "Tanrı'nın Türkleri" başlıklı bir kitap da yazmıştır. (Gülaltay ve partisi hakkında Akın Birdal'la Röportaj, Sosyalist Demokrasi)
Alperen Ocakları
12 Eylül öncesinin azılı faşist militanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun BBP'sinin gençlik kolu niteliğindeki Nizam-ı Alem Ocakları'nın kapatılmasıyla onun yerine kurulan örgütlenme. Sağ-Sol, Alevi-Sünni çatışmasına karşıtlık maskesi arkasında saklanan ve dinci propagandaya diğer faşist gruplara göre daha büyük ağırlık veren BBP, Sivas'ta 12 aydının yakılarak öldürülmesi olayının başlıca örgütleyicisi ve yöneticisiydi.
Ata Ocakları
Alparslan Türkeş'in oğlu Tuğrul Türkeş'in MHP'den ayrılarak kurduğu Aydınlık Türkiye Partisi'nin gençlik kolu. Mersin'de 2005 yılı boyunca aralıksız "şehrin Kürtler tarafından istila edildiği" yaygarasıyla katliam ve ırk savaşı propagandası yapan "Vatansever Kuvvetler" şebekesinin bu lideki örgütlenmesinin bir süre yürüten eski emniyet müdürü Kemal Canay, 1997 yılında Tuğrul Türkeş'le birlikte Aydınlık Türkiye Partisi'nin kurucuları arasında yer almıştır.
>>bu şebekelerin ilişkiler ağı hakkında ayrıntılı bilgi: http://www.evrensel.net/06/05/23/politika.html#1
ADKF (Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu) : şu yazının dipnotuna bakınız: Başbakan Yurda Döndü (Komünist Bakış)
Hizbullah: Pişmanlık yasalarıyla yakalanan militanlarının büyük bölümü serbest kalan Hizbullah "sivilleşme" çalışmalarını sürdürmektedir: " Kürt illerinde 1991-2000 yılları arasında binlerce cinayete imza atan, Kürt yurtseverlerine yönelik, JİTEM ve derin devlet ile birlikte faili meçhul eylemleriyle dikkatleri üzerine çeken Hizbullah 6 yıl aradan sonra yeniden sahnede. Liderleri Hüseyin Velioğlu'nun öldürülmesinden sonra dağılma sürecine giren Hizbullah, 2003 yılının ikinci yarısında aldığı bir kararla, geçen süre içinde silahlı mücadeleyi bir kenara bırakarak sivil toplum örgütlerinde yer almaya başladı." (Hizbullah Sivilleşiyor, ANF)
"İşçi" Partisi: Son olaylarda İbrahim Şahin'i savunacak kadar alçalması bu partinin devrimcilerin gözünde kesinleşmiş olan en gerici güçlerle işbirlikçi niteliğinin daha geniş yığınların gözünde de açıklık kazanmasını sağlamıştır. Sosyalist hareketin en ağır gerileme dönemlerinde, düzen tarafından kitlelerin önüne tek legal sosyalist parti olarak sürdüğü bu oluşum, tutarlı oportünizmin, sosyalizmden sosyal demokrasiye, oradan da faşizm işbirlikçiliğine geçişinin geleneksel yolunu izleyerek bu noktaya gelmiştir.
Bu liste daha da uzatılabilir. Bunlara özellikle, özel savaş aygıtı içinde devletin envaterinde bulunan silahları her türlü denetlemeden özgür olarak kullanan sayısız askeri-"sivil" kontrgerilla (yeni adıyla "iyi çocuklar") gruplarını ve hiç şüphesiz MHP'yi de eklemek gerekir. "Saygın" basın tarafından bu olayların dışında "uslanmış" bir odak olarak gösterilmek istenen MHP, saygın bir parti olarak burjuva parlamentarizmi oyununa yerini yeniden aldığından emindir. Bu yüzden bütün bu irili ufaklı faşist şebekelerin provokasyonlarının siyasi rantını seçimlerde öncelikle kendisinin toplayacağından emin olarak bu sahte görüntüyü korumaya özen gösterirken, bir yandan Anadolu'da Kürt illerinden göç alan Batı bölgelerinde Kürtlere karşı tahriklerini aralıksız olarak örgütlemeyi sürdürerek bu işlerde de öncülüğünü kimseye kaptırmayacağı mesajını vermektedir.
Kara-Yüzler faşizminin bu enflasyonu ne kadar mide bulandırıcı bir tablo oluşturursa oluştursun, gerçekte düzenin halka karşı savaş içinde kendisini nasıl bir batağa sürüklediğini göstermektedir. Sermaye diktatörlüğü, dillere destan "demokrasi"sinin bu faşist aşılama olmadan ayakta kalamayacağını hissetmektedir. Ancak bu, tayin edici açık sınıf savaşımını yalnızca erteleyen, böyle yapmakla da kendi kaçınılmaz çöküşünün daha kesin, daha ani ve daha şiddetli olmasını garanti altına alan bir önlemdir. Demokrasi güçlerinin görevi, burjuva demokrasisiyle kara-yüzler faşizminin kanlı köşe kapmaca oyununda şu ya da bu tarafın kuyruğuna kapılma eğilimleriyle kararlı bir mücadele içinde, emekçi halkın kendi bağımsız savaşım hattını ortaya çıkarmaktır.
Komünist Bakış
---------------------
Lenin - Çar Avrupa'yı ve Kara-Yüzler Hükümeti İngiltere'yi Ziyaret Ediyor
Lenin - Kara-Yüzler

<< Home